TUNCAY ŞAHİN ALAPLI DÜZCE’YE BAĞLANSIN MESAJ VERDİ

22.02.2022
39
TUNCAY ŞAHİN ALAPLI DÜZCE’YE BAĞLANSIN MESAJ VERDİ


Düzce TSO başkanı Tuncay Şahin, EKODİYALOG Dergisine verdiği röportajda,Düzce’nin gelecek 10 Yıl içinde 700 Bin Nüfusu aşacağını söyledi.Ayrıca yeni gündem yaratacak;” Alaplı-Düzce’ye bağlansın” görüşünü savunarak, 2022 Yılına damgasını vuracak çıkışı ile dikkat çekti.

TUNCAY ŞAHİN ALAPLI DÜZCE’YE BAĞLANSIN MESAJ VERDİ

EKODİYALOG Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Tuncay Şahin ile Düzce’nin geleceğine ışık tutacak ,ekonomik ve sosyal konulara açıklık getirecek söyleşide, Düzce’nin yakın komşusu Alaplı’nın ,Düzce’ye Bağlanması ile Alaplı’nın hızlı kalkınma projelerine kavuşacağını söyledi.

Röportaj: Mehmet Öztürk

Mehmet Öztürk: Sayın başkanım, Öncelikle ilk iş olarak Sayın Tuncay Şahin Kimdir.Tanıyalım mı?

Tuncay Şahin: 03.01.1965’te Düzce’de doğdum. İlköğretimimi Düzce Namık Kemal İlköğretim Okulu, Liseyi Düzce Ticaret Meslek Lisesi ve Ön lisans Eğitimimi ise Düzce Meslek Yüksek Okulu İşletme Bölümünde tamamladım.Evli ve iki çocuk babasıyım.. Şu anda, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı, TOBB Ticaret ve Sanayi Odaları Konsey Üyeliği,Çilimli OSB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı, İktisadi Kalkınma Vakfı Yürütme Kurulu Üyeliği,Düzce Teknopark Yönetim Kurulu Üyeliği,Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Üyeliği, ABİGEM A.Ş Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı,Türk Alman Ticaret ve Sanayi Odası Delegeliği, Milletlerarası Ticaret Odası Delegeliği görevlerini yürütmekteyim.

Mehmet Öztürk: Sayın Şahin, Düzce TSO başkanlığını kaç yıldır yapıyorsunuz,daha önce hangi işle iştigal ediyordunuz?

Tuncay Şahin:2018 yılı Nisan ayından beri Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütmekteyim.Yönetim kurulumuz 9 kişiden oluşuyor.Yönetim kurulu üyelerimizin de dahil olduğu 31 kişiden oluşan Oda Meclisimiz var.Ben diğer 30 arkadaşımın sözcülüğünü yapıyorum.

1985-1994 yılları arasında aile işletmemiz olan tarımsal ürün ticaretiyle ilgilendim.1994-1999 yılları arasında yine ailemize ait olan kuyumcuda çalışma hayatıma devam ettim.1999-2002 yılları arasında madencilik sektöründe faaliyet gösterdim.2002’den bu yana da Vodafone Düzce Ana Bayii ve inşaat sektörlerinde faaliyetlerimizi sürdürmekteyim

Mehmet Öztürk: Düzce ‘de 2000 Depreminden sonra hızlı gelişme sürecinde en etkili olan neydi?Bu süreçte, Düzce Hangi süreci yaşadı.?

Tuncay Şahin: 1999 yılında yaşanan deprem felaketinden sonra Düzce’nin il olması ve ardından 2004 yılında yayımlanan, Düzce’nin 4.bölge desteklerinden faydalanan en batıdaki il olma ayrıcalığı kazandığı 5084 Sayılı Teşvik Kanunu ve avantajlı coğrafi konumu Düzce’nin yatırımlar için bir cazibe merkezi olmasını sağladı.

O zamanlar Düzce’nin tek OSB’si olan Düzce Organize Sanayi Bölgesi’nde 2-3 firma faaliyette bulunuyorken, çok kısa biz zamanda 60 civarındaki parselin tümünün tahsisi tamamlandı. Öncelikle OSB deki tahsislerin tamamlanmasının nedeni bilindiği üzere OSB lerde yapılan yatırımların bir alt bölge desteği olan 5.bölge desteklerinden faydalanabilmeleriydi.

Bu dönemde tanınmış ulusal ve uluslararası markalar da yatırımlar gerçekleştirdiler. Başta Düzce Merkez ve Gümüşova olmak üzere OSB dışında da önemli yatırımlar hayata geçirildi. Yatırımların büyük bir bölümü otomotiv yan sanayi, ağaç ve orman ürünleri sanayi ve metal sanayi sektörlerinde yer aldı.Bu dönemde Düzce’ye dış göç de başladı.Yatırımların tamamlanması ile birlikte faaliyete geçen sanayi tesislerine transfer olan üst ve orta düzey yöneticiler mevcut iş gücünün gelişimine de katkı sağladılar.

Mehmet Öztürk: Düzce Organize Sanayi Bölgesi’nde 5. aşama tamamlandı.Yaklaşık 15 Yılda büyüyen ve çoğu illeri geride bırakan Düzce’de ,Kozmopolit yapıya rağmen kısa sürede toparlanma nasıl sağlandı?

Tuncay Şahin: Biraz önce de belirttiğim gibi, 5084 Sayılı Teşvik Kanunu ve avantajlı coğrafi konumu Düzce’nin yatırımlar için bir cazibe merkezi olmasını sağladı.O dönemde de şu anda olduğu gibi Düzce Ticaret ve Sanayi Odası’nın da içinde bulunduğu firma değerlendirme çalışmalarında mali açıdan güçlü ve kısa ve orta vadede mobilize olmayacak, kalıcı yatırımlara öncelik verilmeye çalışıldı. Bu değerlendirmeler yapılırken, istihdam yaratma kabiliyeti ve ihracat kapasitesi de önemli kriterlerden birisi idi.

O dönemde de ,bugün de olduğu gibi ağaç ve orman ürünleri sanayi başta olmak üzere karma bir sektörel yapı mevcuttu.Yeni yatırımlar bu kozmopolit yapıyı çok fazla değiştirmedi.Elbette daha sonradan yanlış tercih olduğu anlaşılan bazı yatırımlar olmasına rağmen, özellikle büyük ölçekli olan yatırımların isabetli olması başarılı bir süreç yaşamamızı sağladı.Elbette bu süreçte insan kaynağının kalitesinin yükselmesi,kozmopolit bir sektörel yapıya ayak uydurabilmesi, sürdürebilirliğe katkı sağladı. Elbette yaşanan olumsuzluklar da mevcuttur,ancak çözülemeyecek sorun yoktur diye düşünüyorum.

Mehmet Öztürk: Sayın Başkan, şu anda Düzce’de OSB alanında kaç tesis, ne kadar İstihdam sağlıyor?

Mehmet Öztürk: Düzce’nin İstanbul ile Ankara ‘ya 2,5 Saat mesafede olması büyümeye etken mi?

Tuncay Şahin: Evet gerçekten Düzce’nin avantajlı bir coğrafi konumu var. Türkiye’nin en büyük üretim ve tüketim merkezi olan iki büyük metropole neredeyse 2-3 saatlik bir mesafede olması elbette ciddi bir avantaj yaratıyor.Ekonomik kalkınma yarışında bizi bir adım öteye taşıyor.Ancak bu avantaj tek başına bir önem taşımıyor,doğru karar ve strateji ile anlam kazanıyor.

Yakın olmanın bazı dezavantajları da bulunuyor.Özellikle ticari açıdan baktığımızda yakın mesafedeki büyük şehirlerdeki alışveriş noktaları ciddi bir rekabet alanı oluşturuyor. İnsanlar gezme amaçlı gittiği bu yerlerde alışverişlerini de yapma eğiliminde bulunuyorlar.

Mehmet Öztürk: Sizin sohbetinizde bahsettiğiniz, “Düzce 10 Yıl içinde 400 Bin Nüfustan 700 Bine ulaşacak .” Görüşünüzü destekleyecek etkileşim konusunda neler söyleyeceksiniz?

Tuncay Şahin : Özellikle İstanbul’dan başlayarak doğuya doğru gelişen ,öncelikle İzmit ve Sakarya hattındaki muazzam sanayileşme seviyesi gittikçe yeni yatırımlara ve ek yatırımlara geçit veremeyecek bir doygunluğa ulaşacak. Düzce ilave bir çaba harcamasa bile, kendisini doğuya doğru gelişen bu sanayileşme sürecinin dışında kalma lüksüne sahip olamayacak.

Gelecek vizyonumuzda standart yatırımlardan ziyade katma değerli ve ihracat odaklı yatırımları ön görüyoruz. Mesleki eğitime de önem veriyor,bu konuda projeler üretiyoruz.Fırsat bulduğumuz her platformda Düzce’de yatırım yapmanın avantajlarını anlatıyoruz.Oda olarak yatırım çekme konusunda elimizden geleni yapıyoruz.Düzce’nin kurumları arasında son zamanlarda yakaladığımız “yüksek sinerji seviyesi” yeni yatırımlar çekme konusunda itici güç oluyor.Yatırımların artması aynı zamanda dış göçü de tetikleyen bir unsur.Ancak ,öncelikli amacımız nitelikli iş gücünü buraya çekmek.Asgari ücretten daha fazla kazanan bir işgücü ekonomik ve sosyal kalkınmaya da ciddi bir ivme kazandıracaktır.

Bu gelişmeler ışığında Düzce’nin 10 Yıl içinde alacağı göçlerle 700 Bin Nüfusa kavuşacağı kanaatindeyim.Şu anda : OSB’lerimiz içinde; 442 Hektar Alanda ,80 Büyük Firma ve 7480 Çalışan var.Benim ileri sürdüğüm ; Şu durumda 400 Bin olan Düzce’nin 10 Yıl içinde 700 Bin Nüfusu aşacak .” Görüşümü güçlendiren, sürekli artan ticari ve sosyal gelişim ivmesidir.

Mehmet Öztürk: Sayın başkanım,Düzce, Türkiye’nin ekonomik profilinin gelişmesinde nasıl rol alacak.Sizin sözünü ettiğiniz, Dünya ekonomi gelişinde değişime uğrayacak iş sahalarındaki değişimler neler olacak?

Tuncay Şahin: Gelecek yapay zeka,su ve tarımın en ön planda bulunacağı bir sürece doğru hızla ilerliyor.Bu üç bileşenin dikkate alınmadığı her türlü vizyon eksik kalacaktır.Bildiğiniz üzere, 2019 yılı Aralık ayında Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı açıkladı. Yeşil Mutabakat ekonomik büyümeyi küresel ısınmayı ve doğal dengenin bozulmasını en aza indirgeyecek bir senaryo ile ele alan bir yaklaşım. Bu yüzden ülke ihracatımızın yarısından fazlasını yaptığımız Avrupa Birliğinin açıkladığı yeşil mutabakat getirdiği yükümlülüklere uyum sağlamak çok önemli.Düzce’den yapılan ihracatta da en büyük pay Avrupa Birliği ülkelerine ait.Bu yüzden Yeşil Mutabakat Düzce için de çok önemli.Şu anda Çilimli Organize Sanayi Bölgesi’nin Yeşil OSB olarak yapılandırılabilmesi için bir fizibilite çalışması üzerinde çalışıyoruz.Yeşil Dönüşüme ayak uydurmak çok önemli,aksi takdirde şu anda mutabakatın sınırda karbon düzenlemesi uygulaması kapsamına alınan sektörlerde Türkiye 2 milyar avro karbon vergisi vermek zorunda kalacak.Kapsama alınan sektörler arttıkça bu rakam kartopu gibi büyüyecek.

Mehmet Öztürk: Sayın Şahin, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Konsey Üyesi olarak, ülkede ekonomik sorunların ,para politikasının daha rasyonel politikalar nasıl sağlanır.Ülkemiz bu süreci nasıl atlatır?

Tuncay Şahin: Ekonomik sorunlar,sadece ekonomik değil başka etkenlerin direkt tetiklediği sorunlar.Mevcut durumda önce piyasanın durulması ve önümüzü görmemiz gerekiyor. Kurun sürekli değiştiği bir ortamda ekonominin tüm bileşenleri olumsuz etkileniyor.Her şeyden önce bir güven ortamının oluşması gerekiyor.Sermaye çok hassastır,en ufak bir sarsıntıyı bile şiddetle hisseder. Sermayenin ürkmediği,kısa,orta ve uzun vadede strateji planlarının yapılabildiği bir ortam olması en önemli koşuldur.Şu anda yapmamız gereken üretmek ve ihraç etmek.İhracat kalemlerini katma değeri yüksek,teknolojik ağırlıklı hale getirmemiz gerekiyor.Ekonomik sorunları aşmamızın en büyük anahtarı ihracat, ihracat, ihracat.

Sayın Tuncay Şahin,Sizin bir söyleminiz burada çok önemli bir konuya açıklık getirmenizi isterim.”Alaplı Düzce’ye bağlansın!” Alaplı ile Düzce her anlamda daha entegre .Halkın yaklaşanımı da buna örnek teşkil eder.Alaplı’nın Düzce’ye bağlanması ile Alaplı ekonomik ve sosyal gelişimi hemen hissedilecektir.” Diyorsunuz.

Bu mümkün mü?

Nasıl bir yol izlenirse Alaplı Düzce’ye bağlanır?

Tuncay Şahin: Alaplı ve Düzce, ekonomik sosyal,beşeri olarak,coğrafi olarak da birbirine çok yakın iki şehir. Bu yakınlık ekonomik ilişkilerin çok daha sıkı hale getirilmesine hizmet edebilir. Geçtiğimiz yıllarda Alaplı Ticaret ve Sanayi Odası başkanımız liman kurulması konusunda Odamızdan destek istemişti ve biz de koşulsuz destek vermiştik. Alaplı’daki liman ile Düzce’nin üretim gücü lojistik konusunda sağlam işbirlikleri oluşturabilir.Bu bakımdan yönetici kadrolarımızın dirsek teması çalışmalar yapıp,başta lojistik olmak üzere, işbirliği yapılacak alanların belirlenmesinde bir strateji ve yol haritası oluşturmaları gerektiğini düşünüyorum.

Alaplı Düzce’ye bağlanırsa ,İki Şehrin insanlarının ortak yaşam alanları: Yığılca,Akçakoca İlçelerine bağlı köylerinde yaşayan insanların zaten ortak yaşam kültürleri olduğunu biliyoruz.

Hızla gelişen iller arasında olan İl’imiz, Alaplı içinde büyük fırsat olacaktır.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.